ERDOĞAN CÜRMÜMEŞHUT HALİNDE YAKALANDI

 reis

Suat Bozkuş

Genç kuşaklar cürmümeşhut halinde yakalanmak nedir belki bilmez.

Türkçesi suçüstü halinde yakalanmaktır. Suçüstü hali önemli bir farklılıktır. Normal olarak bir suç ihbarı ya da şüphesi olduğunda savcılık soruşturma açar. Olayla ilgili bilgileri, belgeleri ve kanıtları toplar. Durumu ciddi görüyorsa sanıkları mahkemeye sevk eder. Oysa cürmümeşhut halinde yakalanan sanık için bütün bu aşamalara gerek yoktur. Suçlu kelepçelenip mahkemeye sevk edilir.

Referandum adı altında yaşadığımız rezalet,  Erdoğan ve suç ortaklarının tam da cürmümeşhut halinde yakalanmasıdır. AKP ve MHP Erdoğan’ın önde gelen suç ortaklarıdır. Devlet içinde ise bağımsız olması gereken yargı organları, Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere tüm devlet kurumları Erdoğan ile suç ortağı olmuştur. CHP de, referandumda HAYIR dese bile önce HDP’nin tasfiyesi için her türlü desteği vermiştir. Hatta dokunulmazlıkların kaldırılması için hiç utanmadan “Anayasaya aykırı ama EVET” diyerek suç ortağı olmuştur.

İşte referandum denen oyun sahnelenmeden önce baş düşman olarak gördükleri HDP’lileri zindanlara attılar. Eş Genelbaşkanlardan başlayıp tüm belediye eş başkanlarına hatta muhtarlara kadar bir çok HDP’li esir alındı. Belediye başkanlarının yerine seçim yapılmadı ve kayyım denilen emir erleri atandı.

Referanduma gidilirken devletin bütün kurumları, medya işbirliği yaparak HAYIR’cılara karşı saldırıya geçmiştir.

HAYIR’cılar terörist, hain ve dinsiz ilan edilmiştir.

Hiç utanmadan camilerde HAYIR’cılar dinsizdir diyen vaizler böğürdü. Hiç bir savcı bu durum hakkında bir soruşturma açmış değildir. Artık kararlar mollalar ve onların medyası tarafından verilmektedir.

İktidar yanlısı-yalakası medyada verilen alçakça fetvalarla Müslümanların Hayır diyemeyeceği ilan edilmiştir.

Bütün bunların kar etmeyeceği, HAYIR oylarının önde olduğu anlaşılınca açıkça sahtekarlığa ve oy hırsızlığına başvurulmuştur.

Seçim günü sayım zamanı yaklaşırken, YSK “mühürsüz pusula ve oyların da geçerli sayılmasına” karar vermiştir. YSK bugüne kadar hiç bir seçimde niye bu kararı almamıştır, hatta tam tersine mühürsüz oyları geçersiz saymıştır da, bu referandumda geçerli saymıştır?

Bugüne kadar seçimlerle ilgili olarak yerel düzeyde bir çok tartışma ve itirazlar olsa da, hiç bir seçimde böylesi bir itiraz ve tartışma olmamıştır. Geçmişte dillere destan olan açık oy-gizli sayım esasıyla yapılan 46 seçimleri vardır ki, referandum ancak ona benziyor.

Madem ki, Erdoğan da, Baykal da maça benzetiyor, biz de öyle anlatalım ki anlasınlar:

YSK kararıyla kale gol olması için topun önüne taşınıyor. Bu da yetmeyince, maç başladıktan sonra kurallar değiştiriliyor.  Kaleye yakın mesafeden geçen toplar da gol sayılır denerek outa giden toplar gol sayılıyor.

Erdoğan “Önemli olan skordur. 1-0 ya da 5-0 fark etmez” diyor.

Deniz Baykal “Maç bitmedi. 2019’da ikinci devreye hazırlanalım” diyor.

Oysa şike maçın ne skoru önemlidir ne de rövanşı yapılır.

Şikeciler hükmen mağlup sayılır ve ayrıca cezalandırılır.

Erdoğan ve suç ortakları şikeli maçtan sorumludur.

Yaptıkları oy hırsızlığı ve irade gaspıdır.

Hırsızlar-gaspçılar cürmümeşhut halinde yakalanmıştır.

Hırsızın yakasına yapışan halk artık yakasını bırakmamalıdır. Hırsızı ve suç ortaklarını yargılanana kadar yakasından tutmalıdır.

Hiç bir oyun ve vatan-millet-Sakarya nutku hırsızları- gaspçıları, katilleri unutturmamalıdır.

HAYIR, biz kazandık!

26 Nisan 2017 Salı

suatbozkus@gmail.com

twitter.com/suatbozkus