Özerklik ve Öz Yönetim!

1-o%cc%88zerklik-ve-o%cc%88z-yo%cc%88netim

Seyit EVRAN

Ortadoğuda gerek devlet yapısı gerekse bu devlet yapısı ve yönetimi az çok biliniyor. Bölgedeki devlet yapısı kapitalizmin ulus devlet formuna çok fazla uymuyor. Çünkü bir yanda ulus devlet formu kazandırılmaya çalışılırken öte yandan da bölge kültürü olan hanedan, kral, aşiret, aile yapıları ile iç içe geçiyor. Bölgenin gerçek toplumsal kültürü bu değil elbet. Zira bu yapı daha çok kapitalist sistem sürecinde oluşan siyasal bir yapıdır. Onun öncesinde var olan sistem ise toplumsal yapı ile formlarının öz yönetim ve öz irade sonucu benimsenerek tercih edilen bir yapı vardı. Bu yapının somut örnekleri tarihsel süreç içinde yaşanmış günümüze dek uygarlıklardan kalma kalıntılar biçiminde süre gelmiştir.

Hüri kültürünün ürünleri, Tel Xalef kültürü bunun yanı sıra Mittani, Hitit, Helen kültürünün çok sayıda kalıntısı gerçek toplumsal sistemin örneklerini gösteriyor. Bunun yanısıra birde yaklaşık 200 yıl hüküm süren ve bazı kesimler tarafından İslam Komincileri diye geçen gerçekte ise bölge halklarının yaşam sistemi olan Karmatilerin kültürlerinden sayısı örneker mevcuttur.

Tarihsel süreç içinde topluluklar, toplumlar, halklar, kültürler, inançlar tarihsel süreç içinde kendi öz sistem ve yönetimleri ile bölgede yüz yıllar boyunca bir yaşam sürdürmüşler. Ancak ulus devlteçi sistemler bu kültürleri ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Toplumsal yapılarına kadar müdahale edilmek istenmiştir. Bu yapılırken bölgenin zenginlikleri de düşünülerek kimi yerde aileye, kimi yerde bir aileye iki devlet olacak şekilde devletçikler kurdurulmuş. Bu devletçi sistem halklar, toplumlar, topluluklar, kültürler, inançlar arası çatışma ve çelişkileri yaratarak derinleştirmiş ve son 200 yılda çatışmasız geçen hiçbir gün kalmayacak duruma getirmiştir.

Kürt yada kimilerine göre Arap Baharına kadar!

Bütün bu gelişmeler kimilerine göre Arap Baharı olarak adlandırılan gerçekte ise Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından adlandırılan Kürt baharına kadar sürdü. Bu süreç başladığında Kürtlerin yüz yılların ve özellikle de Kürt Özgürlük Hareketinin yarım asırlık birikim ve mücadelesinin sonucu olarak Rojava devrimi farklı bir sistem, model projesi ile ortaya çıktı. Rojava devriminin ortaya çıkışı Kurtlar Sofrasında bir Kuzuya benzetenler vardı. O yüzden neredeyse hiç mi hiç yaşama şansı tanınmadı. Geçici bir durum ve kısa sürede sönüp gidecek diye bakıldı.

Ama bu devrimin daha doğrusu bu halk iradesinin diğerlerinden ayrışan temel birkaç farkı vardı.

Bu temel farklarından en başta geleni Kadının özgürlük istemi ve bu devrime öncülük etmesiydi. Oysa bölgede Kadın diye bir şey yoktu. Öyle bir irade yok. Öyle bir güç yok. Öyle bir insan bile yok deniliyordu. Çünkü bölgenin İslam anlayışına göre kadın yarım insandı. İki kadın bir erkek ederdi. O yüzden sadece ve sadece hizmet etmek için var bir pozisyonda yaşıyordu. Rojava devrimi sürecinde kadın bir irade, siyasi, askeri ve toplumu özgürleştirip inşa eden bir güç olarak ortaya çıktı. Kadının öncülüğü, savaşçılığı, iradesi, siyasi duruşu ve toplumsallığı savunmasıyla ortaya çıkan bir devrim olması itibarı ile diğer dünya devrimlerden ayrışan temel bir noktası oldu. Elbette bu kadının diğer devrimlerde yer almadığı anlamına gelmiyor. Kadın dünyada gerçekleşen diğer  devrimlerde de yer aldı. Ancak sadece ve sadece devrim sürecine katıldı. Devrim gerçekleştikten sonra yine eski pozisyonuna sokuldu. Yani toplumdaki hizmet pozisyonuna. Ama Rojava devriminde ilk günden son gününe kadar devrim sürecine öncülük etti ve bu öncülüğünü toplumsal sistemin inşasında da sürdürüyor.

Rojava devriminin diğer devrimlerden farkı bu devrimle daha modernist bir sisteme doğru evrilme hedefi olmadı. Bunun aksine doğal toplumsal sistemin arayışına gidildi. Doğal toplumun yaşam, kültür, ekonomi, savunma ve yönetme sistemini oluşturma çabaları verildi. Onun sistemini kurma ve örme arayışları içinde olundu.

Diğer bir fark Rojava devrimi gençliği bir sosyolojik yapı olarak görmemesidir. Gençlik toplumun bir sosyal formu olarak kabul edilerek devrimin içinde yer aldı.

Rojava devriminde her halk, kültür, dil, inanç kendi öz varlığı ve kimliği ile yer aldı. Her koşul altında bu özgünlüğünü korudu.

Yine Rojava devriminde düzenli bir ordulaşmaya gidilmedi. Halkın öz savunma sistemi ile ilk günden itibaren devrim ve değerleri korunmaya çalışıldı. Ve hala halkın öz savunma gücü ile devrim korunuyor.

Rojava devriminin diğer devrimlerden en temel farkları sadece bunlar değil. Ancak en belirginleri olarak bunlar ortaya çıktı.

Her yapı özgünlüğünü korudu

Rojava devriminde her sosyal ve toplumsal yapı özgünlüğünü korudu. Devrimin temel gücü olan kadın hem genelin içinde hem kendi özgün sistemini kurarak varlığını korudu. Bununla da toplumsal sistemin inşa gücünün başında yer aldı. Gençlik aynı biçimde bu şekilde devrim içinde yer aldı. Her halk, her topluluk, her kültür, her inanç özgünlüğünü koruyarak genelin içinde yer aldı. Özgünlükler genelin içinde birleşerek toplumsal sistemi inşa etti ve etmeye de devam ediyor.

Devrimin beşinci özerk yönetimin üçüncü yılı!

Hiç kimsenin bir yıl bile yaşamasını ihtimal vermediği devrim şimdi beşinci yılını yaşıyor. Uluslararası bölgesel güçlerin siyasi, diplomatik, bu siyasi, diplomatik saldırıların kimi güçler tarafından askeri saldırılara dönüşerek sürmesine rağmen devrim yıkılmadığı gibi daha da büyüyerek sürdü. Kuzey, Doğu, ve Güney Kürdistan ile dünya halklarının devrim heyecanı haline geldi.

Devrim sadece gerçekleştiği haliyle kalmadı. Kendisini özerk kanton yönetimleri olarak önce adlandırdı. Batılı ülkeler başta olmak üzere birçok uluslararası güç kanton yönetimleri ilan edilirken hangi cesaretle bu adımı atıyorsunuz dedi Rojava devrim yönetimine. Rojava devrim yönetim biz topraklarımızda yüz yıllar boyu yaşayan Kültürü yeniden geri getiriyoruz. Bu topraklar uygulamak istediğimiz sisteme yabancı değil. Sadece insanları yabancılaştırıldı. Onlara kabul ettirmek için mücadele ederiz dedi. Başta uluslararası güçler olmak üzere hiçbir güç özerek yönetime devrime vermedikleri gibi özerk yönetime de yaşama şansı vermedi. Ama özerk yönetim yaşadı. Üç yaşına geldi. Şimdi üç yaşında. Birkaç gün önce Cezire yarın öbür gün Kobani ve ayın 29’ünda da Afrin Özerk Yönetimlerini İlan etmenin üçüncü yıllarını kutlayacaklar.

Rojava devrimi sadece özerk yönetimi ilan ederek kendi bölgeleriyle sınırlı da kalmak istemediği için Suriye geneli için bir çözüm modeli de geliştirerek sundu. Böylelikle özerklik sistemi korunmak şartıyla bir ülke ve bölge sorununa çözüm modelini de sunmuş oldu

Hiç kimsenin, hiçbir gücün yaşama şansı vermediği tüm toplumsal katman ve yapılar ile halklar, kültürler, cinsler, inançların özgün bir şekilde kendini içinde ifade ettiği Rojava devrimi bundan dolayı ayakta kaldı. Bundan dolayı kendi sistemini inşa etti. O yüzden uluslararası bölgesel ve işbirlikçi tüm güçlerin hedefi haline geldi. Ama şu ana kadar siyasi, diplomatik, askeri tüm saldırılara rağmen toplum ve toplum içindeki özgün yapılarından aldığı güçle kendini korudu ve sistemleştirdi. Şimdi de bu sistemi tüm bölgeye yaymanın mücadelesini veriyor…